Ali Kalik yazdı: Yeni dönemde Kürt halkının hedefi ne olmalı?

1499

Toplum ve bireyleri hedefsiz kılan yaşadığı olayları kanıksamasıdır. Olaylar karşısında tepkisiz kalan birey veya toplum devlet karşısında sinir sistemi alınan beden gibi durur. Bu durum, süreç içerisinde birey ya da toplumu umutsuzluğa iter. Umutsuzluk insanlığın yaşamında budanmış ağacın gölgesine benzer.
Kürt Halkı, son üç yıldır devletin zor aygıtıyla kendisine ait olan tüm değerleri unutmasını ve yaşatılanları kanıksaması dayatılıyor. Kürt halkı, devletin tüm dayatmalarına karşı amansız bir direniş içinde olsa da kendisine yaşatılanları normal karşılaması ve düşman hukuku denkleminde ele alması göstereceği direnci kırmakta. Normal karşılama yaşatılan acıları hafifletmeden ziyade yeni acıların yaşatılmasını tetikliyor. Direnci kırılan toplumların umutsuzluk dehlizlerinde boğulma tehlikesiyle karşılaşarak sağa sola savrulduğunu tarihi deneyimlerinde görmekteyiz.
Kürt halkının üzerindeki ölü toprakları atıp değerleriyle buluşturduğu için halkın kendi Önderi olarak kabul ettiği Öcalan 20 yıldır tecrit içinde tecride tabi tutulmakta. Toplumla bağı koparıldığı için her gün ülkenin dört biryanında gencecik bedenler toprağa verilmekte. Devletin dayatmalarıyla toprağa düşen gencecik bedenler kanıksanarak sayıdan ibaret kalmakta. Her gün şu kadar genç öldürüldü söylemleriyle toplumun geleceği sayılara hapsedilmiştir.
Oysa Kürt Halk Önderiyle görüşmeler yapıldığı zaman zarfında ölümler durmuş, insanlar hak etiği değerlerle buluşmuştur. İnsanların varoluş değerleriyle buluşması yaşamın kutsiyetinin kanıksamakla değil yaşanır kılmakla mümkün olduğunu açığa çıkarmıştı. Öcalan’la görüşmelerin kesilmesi ve toplumla bağının koparılmasıyla yeniden ölümler kutsanarak toplum refleksiz bırakılmıştır.
Genelde tüm halklar özelde ise Kürt halkı kendisine dayatılan kanıksama ve kanıksatmayı duygu dünyasında hızla çıkarmalı. Kürt Halkı kanıksamanın acısını 2002 yılında kendisine dayatılan tasfiyeci zihniyetle gördü ve sancılarını uzun yıllarca çekti. Kendisine dayatılan özünde ve değerlerinde uzaklaşma zihniyetine karşı başlattığı Êdi Bêse hamlesiyle dur diyerek Önderliği etrafında tekrardan kenetlendi. Kürt halkının bu duruşu ülkenin içine çekilmek istenen kaosu da engelledi.
Son üç yıldır tasfiyeciler sürecinde kendilerine dayatılan benzer bir süreç devletin eliyle dayatılmakta. Kürt halkı, Ölümleri ve Önderine yönelik geliştirilen ölüm sessizliğini kanıksama tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmak isteniyor. Özellikle İmralı görüşmelerinin bitirilmesiyle birlikte başlatılan topyekun yok etme savaşını sonuca götürmek için Öcalan, halkın gündeminde çıkarılmak isteniyor. Önderinin durumunu kanıksayan bir toplum umutsuzluk sarmalına girer.
Devlet son süreçte yürüttüğü özel savaş politikalarıyla Kürt halkının enerjisini talih olaylarla tüketerek asıl gündemden uzak tutmanın çabası içinde. Bu politikaları Kürt halkının yaşadığı derin travmalara dayanarak hayata geçireceğine inanıyor. Tüm siyasetini de bu denklem üzerinde geliştiriyor. Devletin bugüne kadar hayata geçirdiği planlarda istediği başarıyı elde edememesinin temel nedeni Kürt halkını halen ayakta tutan Öcalan’ın felsefesi bilinen bir gerçekliktir.
Devlet, Kürt halkına yönelik başarı elde etmenin yegane yolun Öcalan ile Halkın iletişimini koparıp Öcalan’ı unutturma stratejisi üzerinde yürütmekte. AKP yeni kurduğu strateji Öcalan’ın varlığını unutturmak ve yaşanan tüm acıları halklara kanıksatmaktır. Bu stratejinin yaşam bulması Kürt kazanımlarının yok edilmesini ve yeni sistemin kurumsallaşmasının önünü açacak inancı AKP’de oldukça güçlüdür. Bu inançla Öcalan’ı gündemden düşürerek Kürt halkına unutturmayı beka sorunu düzeyinde ele almakta.
Kürt Halkı, devletin tüm bu politikalarını boşa çıkarmak için inisiyatif alarak yol haritasını belirleme göreviyle karşı karşıyadır. Yeni dönemin planlamasını toplumun geleceği olan gençlerin toprağa düşmemesi, annelerin ağlamaması için Öcalan’a özgürlük hamlesi başlatılmalı. Devletin tersine Öcalan’ın Halkın gündeminde daha fazla tutulup, barışın mimarı olarak rolünü oynayacak koşulların yaratılmasına yönelik demokratik eylemler süreci başlatmalı.
Bir halkın lideri ve barışın mimarı olan Öcalan Türkiye ve Ortadoğu’nun geleceği için rolü ortadayken tecritte tutulması halkların yararına olmadığı herkese anlatma hamlesi başlatılmalı. Yine 20 yılı aşkın ve 70 yaşında olmasına rağmen tutuklu olması her şeyden önce ahlaki ve vicdani bir sorundur. Tüm bu değerler ekseninde Kürt Halkı inisiyatif alarak bu yılı Önderliği Öcalan yılı olarak ilan edip demokratik eylem sürecini başlatmalı.

ALİ KALİK – ARYEN HABER