Deniz Naki: Avrupa’dan teklifler alıyorum, Türkiye’de Amedspor’dan başka takımda oynamam – Röportaj

3238

Röportaj:
Hayrettin Öztekin


9 Temmuz 1989’da Almanya’nın Düren kentinde doğan Deniz Naki, Dersimli Kürt-Alevi bir ailenin çocuğudur. Şu sıralar Amedspor ile herkesin gündeminde olan Naki, futbol hayatına Almanya’da başladı. FC Düren-Niederau takımının altyapısında başlayan Naki, 2003’te Bayern Leverkusen’in altyapısına transfer oldu. Ortaya koyduğu performans ile kısa sürede Bayern Leverkusen ana takımına alınan Naki, Almanya’da çeşitli futbol takımlarında oynadıktan sonra Türkiye’den aldığı teklifle 2013-14 yılında Gençlerbirliği, 2015-2016 yılında da Amed Sportif’e transfer oldu.

Amed Sportif’te oynadığı futbol ile beğeni toplayan yıldız Naki, siyasi tartışmaların içinde buldu kendisini. Kolundaki ‘AZADÎ’ yazılı dövme ile dikkat çeken genç futbolcu gol attıktan sonra zafer işareti yapması tepkilere ve ceza almasına neden oldu. Naki, Türk Futbol Federasyonu tarafından 12 maç sahalardan men cezası almasının yanı sıra, şehir savaşlarında yaptığı açıklamalardan dolayı hakkında ceza mahkemesi açıldı.

Kuşkusuz Deniz Naki sadece bir futbolcu değildir. Kürt siyasetinin merkezinde olan Diyarbakır’da şehrin Kürtçe adını taşıyan bir futbol takımında forma giymesi kendisini politik bir ortamın içinde bulmasını sağlıyor. Biz de Zürih’te görüştüğümüz Deniz Naki ile sadece futbol ve transfer ile ilgili soru soramazdık. Spor kadar, toplumsal ve siyasi tartışmalara neden olan konuları da konuştuk. ‘Yurtdışından teklifler alıyorum‘ diyen Naki, ‘Türkiye’de Amedspor’dan başka bir kulüpte oynamam‘ diye de ekliyor.

Aryen Haber olarak Deniz Naki ile yaptığımız röportaj şöyle;

Amedspor’un hayatınızda yeri nedir? Olumlu ve olumsuz etkilerini bizimle paylaşır mısınız?

Amedspor’un hayatımda çok önemli bir yeri var. Benim için Amedspor normal bir kulüp değil, geldiğimden beri bir dava meselesi olduğu için Amedspor benim için farklıdır, herhangi bir kulüp değil. Ben Amedspor’a geldikten sonra bu halk beni sevmeye başladı. Etkinlikler yaptık, barış mesajları verdik… bu Amedspor ile birlikte oldu. Bundan dolayı Amedspor’un hayatımda çok önemli bir yeri var.

Peki farklı takımlardan teklif alıyor musunuz? Çok iyi bir teklif alırsanız Amedspor’dan ayrılmayı düşünür müsünüz?

Benim Amedspor ile 2 yıllık bir sözleşmem vardı. Sözleşmem bitti. Teklifler alıyorum, ciddi teklifler geliyor Avrupa’dan, özellikle Almanya’dan…

Hangi takımlardan?

Takım ismini vermeyeceğim. Çünkü isim vermem yanlış olur. Ama çok ciddi teklifler var, maddi olarak büyük teklifler var. Türkiye’den de teklifler var. Ama Türkiye kulüplerinin başkanları beni arayıp ‘Deniz seni transfer etmek istiyoruz ama bu sefer kendi taraftarımızdan tepki görürüz ve bunun için bu transferi gerçekleştiremeyeceğiz’ diyorlar.

Ben şunu açık bir şekilde söyleyeyim, Türkiye’de Amedspor dışında hiçbir kulüpte oynamak istemiyorum. Türkiye’de kaldığım müddetçe her zaman Amedspor’a hizmet edeceğim. Avrupa’dan teklifler var. Onları düşünüyorum ama şu an ne gideceğim diyebiliyorum, ne kalacağım diyebiliyorum.

Bir açıklamanızdan dolayı hakkınızda dava açıldı. Davadan beraat almanıza rağmen dava bozuldu. Dava şu an hangi aşamada? Bu davalar ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

İlk mahkememde beraat etmiştim. Sonra Antep’te bir başsavcı itiraz etmişti. Yine mahkemeye çıktık aynı davadan dolayı; 18 ay 22 gün hapis cezası aldım. Ceza 5 sene ertelendi, yani 5 sene içinde aynı suçu işlersem cezaevine gireceğim. Türkiye’nin durumu ortada, Kürt olsun, Türk olsun, kim olursa olsun iktidardan yana olmadığınız zaman hedefsiniz. Kürtler PKK’li diye hapse atılıyor, Türkler FETÖ’cü diye atılıyor. O dönem bir savaş süreciydi Kürdistan’da; Sur’da, Cizre’de… savaş yaşanıyordu. Ben de barış mesajı vermek istedim; “barış olsun, insanlar ölmesin” dedim. Bundan dolayı sıkıntı yaşadım, 18 ay 22 gün hapis cezası aldım. Barış mesajı vermek suçsa bu suçu yine işlerim…

Pişman değil misiniz?

Hiçbir şekilde pişman değilim. Bu mesajları da her zaman vereceğim…

Amedspor “Çocuklar ölmesin, maça da gelsin” sloganından dolayı hedef oldu. O slogan neden krimimalize edildi? Bu slogan sizin için ne ifade ediyor?

“Çocuklar ölmesin, maça da gelsin” gibi güzel bir slogan yok. Bildiğiniz gibi savaşın şehirlerde sürdüğü bir dönemde bizim taraftarımız duyarlılık göstererek çocukların daha fazla ölmemesi için, maça gelip gülmesi için böyle bir slogan yaptılar. Bu slogandan dolayı takım, 22-23 maç seyircisiz oynama cezası aldı. Bence çok güzel bir slogan. Ama bu slogandan dolayı Amedspor ceza aldığı için taraftarımız hassas davranarak bu sloganı sonraki maçlarda atmadılar. Fakat bence çok güzel bir slogan.

Kürdistan’da yaşanan savaşta yıkılan şehirleri ziyaret ettiniz. Bu ziyaretlerde sizi en çok ne etkiledi?

Cizre’nin Nur, Cudi ve Yafes mahallelerine gittim. Sur’daki savaş sürecinde zaten 12 hafta boyunca Sur’daydım. Ben Cizre’ye gittiğimde bir aileyi ziyaret ettim. Sokağa çıkma yasağı olduğu için vurulan kız çocuğunun cesedini bozulmasın diye buzdolabında saklayan anne ile görüştüm. O annenin yaşadığı acıya rağmen barış demesi, “biz barış istiyoruz” demesi beni çok etkiledi. Uzaktan biri olduğu zaman aslında çok fazla hissetmiyorsunuz belki ama aileden biri olduğu zaman ve kendiniz gördüğünüz çok farklı hissediyorsunuz. O anne de o acıları yaşadıktan sonra barış mesajları veriyorsa kimin terörist olduğu, kimin olmadığını iyi görmek gerekir. 6-7 yaşındaki çocuğu öldürülmesinden sonra yandaş medyanın ‘teröristti’ demesi çok yanlış birşey. Çünkü 7 yaşındaki çocuk ne silahtan anlar, ne şiddetten; o melektir. Yanına silah koyup ‘teröristtir’ demek yanlıştır. İnşallah yakın zamanda ülkede barış ve huzur gelir, demokrasi içinde herkes kendisini istediği gibi ifade edebilir. Bizim umudumuz budur. Bunun için uğraşıyoruz.

Özel hayatınızda, yani futbol dışında neler yapıyorsunuz?

Sabah kahvaltısını yapıyorum, hazırlığımı yaptıktan sonra idmana gidiyorum. İdmandan önce futbolcu arkadaşlarla görüşüp sohbet ediyor, çay içiyoruz. Zaman olduğunda farklı etkinliklere gitmeye çalışıyoruz. Açılış olsun, farklı şekilde olsun insanlarla bir araya geliyoruz. İdman yoğun geçiyor. Aslında anlı bir gün yaşamıyoruz, sonuçta biz de emekçiyiz, çalışıyoruz evimize gidiyoruz. Arkadaşlarla bir akşam dışarıda çay içmeye çok az zaman buluyoruz.

Son soru; özel hayatınızda kimse var mı? Bir de evleneceğiniz kadında hangi özellikler olmalıdır?

Ben bekarım, şu an hayatımda kimse yok…(gülüyor). Zaman olarak da aslında yanlış olur bir ilişki yaşamak. Çünkü böyle bir ilişki ciddi zaman alır ve benim zamanım yok. Zaman ayırmadığımda ona haksızlık olur bu sefer. Bundan dolayı şu an birşey düşünmüyorum…

Bir futbolcunun özel hayatı olamaz mı?

Tabi ki olabilir. Her futbolcunun özel hayatı olur. Ama dediğim gibi şu an çok fazla zaman ayıramadığım o adımı şuan atmıyorum.

Sorunun devamı; evlenmek istediğiniz kadının özellikleri nasıl olmalıdır?

Kürt kadınlarının özelliklerini almalıdır. Çünkü bütün Kürt kadınları özeldir. Büyük konuşmayayım ama hayatımda biri olacaksa Kürt kadınlarının karakteri olmalıdır.


 

ARYEN HABER / Hayrettin Öztekin