Gazeteci Deniz Fırat mezarı başında anıldı

288
 DAİŞ çetelerinin Maxmur saldırısı sırasında katledilen Gazeteci Deniz Fırat, Çaldıran’daki mezarı başında anıldı.
8 Ağustos 2014 tarihinde DAİŞ çetelerinin Maxmur’a dönük saldırılarını takip ettiği sırada katledilen Gazeteci Deniz Fırat, Van’ın Çaldıran ilçesi Hangedik (Xecexatun) köyünde mezarı başında anıldı. Anmaya HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan, HDP Van il Eşbaşkanı Yadişen Karabulak, DBP il Eşbaşkanı Aynur Tarhan, Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan, özgür basın çalışanları, MEYADER, TJA ve ailesi katıldı. Saygı duruşuyla başlayan anmada ilk konuşmayı Deniz’in ağabeyi Seyat Yıldıztan yaptı.
‘Deniz’in yaşamını örnek alıyoruz’
Seyat, Deniz’in Kürt halkının bir değeri olduğunu belirterek, “Deniz Kürt halkının verdiği söz sonucu mücadelesini sürdürmüş, bu uğurda da yaşamını yitirmiştir. Deniz’in mücadelesi ile üç kız kardeşi onun fotoğraf makinasını yerde bırakmayıp aynı uğurda mücadelesini sürdürüyor. Tüm aile Deniz’in yaşamını örnek alıyoruz. Onunla gurur duyuyoruz. Tekrar mücadele arkadaşlarına anmaya katılanlara bizleri yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyoruz” dedi.
‘Kadın gazeteciler mücadelelerini sürdürecek’
Ardından arkadaşları adına söz alan JIN NEWS muhabiri Hikmet Tunç ise Deniz’in kalemini, makinasını yaşamını yitirdiği yerden özgür basın ve kadın gazeteciler olarak devraldıklarını kaydederek, Gurbetelli Ersözler’den Deniz Fıratlar’a kadar kadın gazeteciler olarak mücadele sözlerini yinelediklerini vurguladı. Hikmet, “Eril, katliamcı DAİŞ zihniyetine karşı kadınlar olarak yeni yaşamı kadın diliyle kadın yasalarıyla inşa edene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizin sözünü yeniliyoruz” diye belirtti.
‘DAİŞ özgür basın geleneğini hedef aldı’
Anmada konuşan Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan da, Deniz’in özgür basın geleneğinin çalışanı olduğunu ve o kültürle Maxmur’da DAİŞ’e karşı verilen savaşı takip ettiğini söyledi. Hakkı şöyle devam etti: “Deniz, hiçbir gazetecinin yapamayacağı bir gazeteciliği gerçekleştirdi. İki önemli konuda kendisine ait başarısı vardır. Birincisi DAİŞ’in yenilgisini ilk defa dünyaya duyuran gazeteci kimliğine sahiptir. İkincisi ise haberin bağımsızlık mücadelesini yürüttü. DAİŞ özgür basın geleneğini hedef alarak Deniz’i katletti. Bugün DAİŞ zihniyetini temsil edenler özgür basın çalışanlarına saldırarak bu geleneği ortadan kaldırmayı amaçlamışlardır. Ancak binlerce arkadaşı buna müsaade etmeyecek. Deniz’in takipçisi olarak mücadeleyi sürdürecektir.”
‘Deniz, bir halkın özgürlüğünün umut öyküsüdür’
Son olarak konuşan HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan, Deniz’in 90’lı yıllarda devletin zor ve baskısı sonucu mülteci bir yaşama başladığını ifade ederek, Deniz’in çocuk yaşta doğduğu topraklarda ailesinin bir kısmından uzaklaşarak yeni topraklarda bir yaşam kurduğunu belirtti. Muazzez, “En zor yaşam biçimi olan mülteci yaşamından, yaşamını en zor meslek olan gazetecilikle birleştirdi. Bütün çabası hem kendi yaşadıklarını hem halkının üzerindeki baskı zulüm ve yaptırımları tüm dünyaya duyurmaktı. Deniz Fırat, toplumsal, trajik kadından direngen ve güçlü bir kadının nasıl olabileceğinin bir göstergesidir. Deniz, kadının sesi ve bir halkın özgürlüğünün umut öyküsü oldu. Deniz, yeniden varoluşun nasıl olabileceğinin cevabı oldu. Deniz Fırat’ın kamerası geleneksel topluma ve erilliğe cevaptır. Kürt halkı üzerinde yaşanan zulüm ve baskının aynasıdır Deniz Fırat” diye konuştu.
‘Özgür basın susmadı, susmayacak’
Muazzez konuşmasının devamında şu sözleri dile getirdi: “Bütün zor koşullar altında kamerasını asla bırakmadı. Ömrüne halkının trajik yaşamını ve aynı zamanda anlamlı özgürlük mücadelesini sığdırdı. Deniz Fırat’ı katledilişinin 4. yıldönümünde saygıyla minnetle anıyoruz. Kürt halkına, ailesine ve basın emekçilerine tekrar baş sağlığı diliyoruz. Mücadeleler asla bitmez. Özgür basın asla susturulamaz. Hiçbir baskı özgür basını, özgürlük mücadelesini, kadın iradesini susturmadı susturamayacak.”
Konuşmaların ardından Deniz Fırat’ın mezarına karanfiller bırakıldıktan sonra ailesi ziyaret edildi.
(JİNNEWS)