HDP Kadın Meclisi: Çorlu’daki kazadan DDY ve Ulaştırma Bakanlığı sorumludur 

530
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, HDP Genel Merkezi’nde bir araya geldi.
Toplantının başlangıç kısmında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, şu değerlendirmelerde bulundu: 
 
Bugün 24 haziran seçimlerinin ardından ilk kadın meclisi toplantımızı gerçekleştiriyoruz. Seçim sonuçlarını değerlendireceğimiz ve bir yol haritası belirleyeceğimiz bir toplantı olacak. 
 
Çorlu’daki kazadan DDY ve Ulaştırma Bakanlığı sorumludur
 
Toplantıya geçmeden önce dün Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde tren kazasında yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı yurttaşlarımıza şifa diliyorum. Çorlu’da yaşanan olay kaza değildir, cinayettir. Çorlu’dan geçen Halkalı – Muratlı hattının menfez bakım ihalesini iptal eden Devlet Demir Yolları’nın üst düzey yöneticileri ve Ulaştırma Bakanlığı bu olayın sorumlularıdır. Ağır bir ihmal ve tedbirsizlik söz konusudur. Bu olayda ihmali olanların bir an önce cezalandırılması gerektiğini ifade ediyoruz. Bu tür olayların kaza denilerek geçiştirilmesine asla izin vermeyeceğiz. 
 
Heyetimiz Çorlu’ya gidiyor
 
HDP olarak Çorlu’ya ben ve Eş Genel Başkanımız Sezai Temelli’nin de aralarında olduğu büyük bir heyetle gideceğiz, incelemelerde bulunacağız ve yaralı arkadaşlarımızı ziyaret edeceğiz. 
 
Soma’nın sorumluları açığa çıkmalı 
 
Bugün Manisa Akhisar’da Soma Davası’nın karar duruşması vardı. 301 vatandaşımızın göçük faciasında yaşamını yitirdiği bu gerçeklik açığa çıkmalı ve sorumlulara gerekli cezanın verilmesi gerekmektedir. 
 
Kadınlar HDP’nin başarısının altına imza attılar 
 
24 Haziran ilk defa başkanlık sisteminin onaylanacağı, önemli bir seçim dönemiydi. OHAL koşullarında, binlerce insanın tutuklu olduğu, HDP’ye yoğun baskıların yapıldığı bu süreçte HDP olarak büyük bir başarı elde ettik. Yüzde 10’luk seçim barajının sadece HDP’ye uygulandığı bu dönemde, her türlü baskıya rağmen HDP parlamentoya girmeyi başarmıştır. Bizim yanımızda olan, bizimle el ele yürüyen tüm halklarımıza teşekkür ediyoruz. Her türlü zorluğa rağmen, faşizmin kurumsallaşmaya başladığı bu dönemde bizi Meclis’e taşıyan başta kadınlara teşekkür ediyoruz. Kadın arkadaşlarımız büyük emek vererek başarının altına imza attılar.
 
Seçim kampanyamızda kadınlar seferberlik ilan etmişti. Çünkü HDP’nin parlamentoya girmesinin kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinde büyük önemi olduğunun farkındalardı. Onlara özel olarak teşekkür ediyorum. Ayrıca bizlere sıcak mesajlarıyla, dayanışma duygularıyla bizim yanımızda olduklarını her an hissettiren cezaevindeki kadın yoldaşlarımıza da özel bir teşekkür iletiyoruz. Onların şahsında cezaevindeki tüm kadın yoldaşlarımıza da teşekkür ediyoruz. 
 
Eşit temsiliyeti sağlayamamak eksikliğimizdir
 
Büyük bir başarıya imza attık ama henüz yeterli değil. Diğer partilere oranla en yüksek kadın temsiliyetini sağlayan partiyiz. Ama eşit temsiliyeti tam olarak sağlayamadık. Bunun için de bütün kadınlara özleştirimizi sunuyoruz. HDP 67 milletvekilinin yüzde 50’sini kadın olarak parlamentoya taşımayı hedef olarak koymuştu ama 26 kadın arkadaşımız Meclis’e geldi. Bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Bundan sonraki süreçlerde karar mekanizmalarımızın her yerinde hedeflediğimiz temsiliyete ulaşmak için büyük bir çaba sarf edeceğiz. 
 
Yeni sistem hiçbir sorunu çözmeyecek 
 
Bizi bir zor dönem daha bekliyor. Bugün yeni sisteme geçilecek. Hem parlamentoda bir yemin töreni gerçekleşecek hem de Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir törenle yeni sisteme geçiş yapacak AKP hükümeti ve yandaşları. Bu geçiş hiçbir derde deva olmayacak. Sorunlar katmerlenecek. Bu sistemden bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini her platformda ifade etmeye devam edeceğiz. 
 
Yeni sistem göstermiştir ki faşizm devam edecek 
 
Bu sistem an itibariyle göstermiştir ki faşizm devam edecek. KHK ile binlerce insanın haksız hukuksuz bir şekilde görevden alınmaları önümüzdeki dönemde de yeniden yönelim olacağının işaretidir. Yine ODTÜ’de gözaltına alınan öğrenci arkadaşlarımızın da yanındayız. Gözaltılara, tutuklamalara son verilmelidir. 
 
Son günlerde yaşanan çocuk ölümlerine değinmeden geçemeyeceğiz. Eylül’ün, Leyla’nın ölümünde hükümetin sorumluluğu vardır. Bir ülkede kadın bakanlığı yoksa, çocuk bakanlığı yoksa bu tür olayların önüne geçemezsiniz. Bir an önce bir kadın bakanlığının, çocuk bakanlığının kurulması gerekmektedir. Hem çocuk ölümleri hem de kadınlara yönelik taciz, tecavüzün önlenmesi konusunda bu bakanlıkların kurulması çok önemli bir adım olacaktır. Ama bizim bu konudaki tekliflerimizin kabul edilmemesi AKP’nin bu konuya yaklaşımının göstergesidir. Sadece idamla bu işin çözülmesi anlayışı kabul edilemez. Bu tür olayların önüne idamla geçilemez. Hem çocuk ölümleri hem kadın cinayetleri hem de kadına yönelik şiddet ve istismar konularında hükümeti bir kez daha sorumluluğa davet ediyoruz. 
 
ARYEN HABER