Karayılan: Türkiye Efrin’deki hezimetini ve ağır kayıplarını gizlemek için Minbic ile tehdit ediyor

2883

Türkiye’nin Efrîn’e yönelik işgal girişimini değerlendiren Murat Karayılan, ‘AKP, Erdoğan yönetimi ve Türk basını; Efrîn’deki başarısızlığı örtmeye çalışıyor ama gerçek şu ki, Türk ordusu ve beraberindeki El Kaideci güçler başarısızdırlar’ dedi

Özgürlükçü Demokrasi’de yer alan haberde; PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, Türkiye’nin Efrîn’e yönelik işgal saldırısını değerlendirdi. Efrîn’e yönelik işgal girşiminde uluslararası güçlerin tutumuna değinen Karayılan, saldırının Astana platformu temelinde Rusya’nin izni ve aktif desteğiyle gerçekleştirildiğini belirtti. Karayılan, “İdlib’in bir kısmının rejim ve Rusya’ya bırakılması, yine daha farklı ekonomik çıkarların sunulması karşılığında Türkiye’ye bu iznin verildiği anlaşılıyor. Yine özgürlük çizgisinde ısrar eden Kürtlerin zayıflatılıp hizaya çekilmesi amacıyla değişik bölge güçleri de buna dahil olmuşlardır” değerlendirmesinde bulundu. YPG’nin, El Nusra ve DAİŞ gibi çetelere karşı savaşarak insanlığı büyük bir beladan kurtardığını belirten Karayılan, “El Kaide ve DAİŞ ile aynı döl yatağından beslenen AKP’nin, âdeta DAİŞ’in intikamını almak istercesine YPG’yi ‘terör örgütü’ ilan edip, ona karşı savaş açmasına ve Efrîn halkına karşı devlet terörünü uygulamasına sessiz kalan tüm güçler, yapılan bu katliamlardan sorumludur. En başta bölgede etkili olduğunu iddia eden Rusya ve Amerika, Kürt halkına karşı yapılan bu zulümden sorumludurlar” dedi. AKP iktidarinın basın yolu ile yaptığı psikilojik savaşı da değerlediren Karayılan, “Erdoğan’ın öncülüğündeki Türk devleti kural tanımıyor. Gerçeği değil, kendi istediği gibi olguları- olayları kamuoyuna, topluma benimsetmek istiyor. Bunun için devasa bir medya gücünü oluşturmuş, kendisi dışındaki farklı seslerin hepsini bastırmış, Türk medyasında; özellikle ana akım medyada tek sesliliği yaratmıştır. Ve bu konuda aşırı derecede gerçekleri çarpıtma vardır. AKP, Erdoğan yönetimi ve Türk basını; Türk ordusunun Efrîn’deki başarısızlığını var gücüyle örtmeye çalışıyor; Türkiye toplumundan ve kamuoyundan gizlemeye çalışıyor. Ama gerçek şu ki, Türk ordusu ve beraberindeki El Kaideci güçler başarısızdırlar” dedi.

Efrin’e giremedi ki…
Türkiye’nin Efrîn’den sonra Minbîc’e yönelik de saldırı başlatacağına yönelik yapılan açıklamalara ilişkin de Karayılan, “Soykırımcı Türk devleti henüz Efrîn’e girmemiş ki, Minbîc’e de girebilsin. O kadar yiğitlerse önce Efrîn’e girsinler, sonra Minbîc’i konuşsunlar. Aslında Erdoğan ve hükümeti Efrîn’de yaşadığı hezimetin üstünü örtme arayışı içerisindedir. Minbîc’i sürekli gündemleştirmeleri ise Amerika’ya dönük yürütülen bir politikadır. Onların amacı, sürekli bir biçimde gündeme getirerek ve fırsatını bulursa Minbîc veya Girê Spî gibi bazı yerlerde provokatif askeri saldırılar yapmak, Amerika’yı ve NATO güçlerini tercihe zorlamak istemektedirler” dedi.

Birlik oluşmalı
Efrîn’deki direnişle birlikte Kürdistan’da ulusal demokratik bir bilinç ve heyecanın yükseldiğini söyleyen Karayılan, “Bunu bir ulusal demokratik birlik platformuna dönüştürmek, giderek ulusal birliği pekiştiren bir zemin haline getirmek gerekiyor. Halkımızın da artık her parçadan ortak bir zeminde buluşacağı bir platforma ve ortak bir stratejisine kavuşması gerekiyor. Efrîn direnişinin başını çektiği bu dayanışma ruhu, ulusal demokratik bilinçlenme, giderek bir zirveye kavuşmalı; bu da ulusal birlik platformu olmalıdır. Bununla birlikte komşu halklarla demokratik ulus perspektifiyle bütünleşme ve ortaklaşma da aynı düzeyde mücadelenin başarısı için önem taşımaktadır” diye belirtti.

Ağır kayıpları var
Karayılan, işgal saldırısında çok sayıda asker ve çete kaybı olduğunu belirterek şöyle dedi: “Aldığımız bilgilere göre, çok sayıda tankları imha ediliyor, çok sayıda kayıpları var. Yine başka bir kaynaktan aldığımız bilgilere göre, beraberinde giden El Kaideci çetelerin kaybı, bundan 5 gün önce net olarak 297 kişi olduğu bilgisi somuttur. Türk devleti hem bunları savaştırıyor hem de ölülerini bile kayıp saymıyor. O günden bu yana da kuşkusuz yaşanan kayıplar var. Bu bilgiden sonra özellikle 2-3 gün boyunca Şêxorzê alanında yaşanan çatışmalarda hem El Kaidecilerin hem de askerin ağır kayıpları oldu. Bunlar da eklenirse bu El Kaideci çetelerin ölü sayısı demekki 350 civarına ulaşmıştır. Askerlerinin de ölü sayısı ise 200 civarında olduğu belirtiliyor. Fakat bunu Türkiye kamuoyundan gizliyorlar. TSK her gün açıklama yapıyor ve gerçekten bu açıklamalar bir ordu adına çok gülünçtür. Savaşçı bir ordu, bu kadar yalana dayalı bildirim yapamaz, toplumu kandıramaz. Şimdi dün itibarıyla YPG’nin 999 kaybının olduğunu veriyor. YPG kaynaklarından gerçeğini öğreniyoruz, kayıpları henüz 100’e bile ulaşmış değil. TSK, karşı tarafın ölü sayısını fazla göstererek kendini başarılı göstermeye çalışıyor, ama bu yalanlar gerçeğin üstünü örtemez.”