Kürt Boksör Özen: AKP ile CHP’nin ortak kaygısı Kürt kazanımlarını yok etmektir – RÖPORTAJ

6821

Aryen Haber, Almanya’da profesyonel boksörlük kariyerini başarıyla sürdüren kıtalararası ortasiklet boks şampiyonu ve 76 kiloda uluslararası Almanya Şampiyonu İsmail Özen’le bir söyleşi gerçekleştirdi.

Kürt boksör Özen’le, referandumun yurt içi ve yurt dışındaki tartışmalı sonuçlarını ve halka yansımalarını, Türkiye’de ana muhalefet partisinin oynadığı rolü, Türk ordusunun Şengal ve Rojava’ya yönelik hava operasyonlarını ve devlet politikalarının Kürt ve Alevi halkı üzerinde yarattığı etkileri konuştuk. Bunun yanı sıra Özen, genç sporcuları desteklemek amacıyla açtığı ve sosyal yardımları da içeren vakfından ve gelecekle ilgili planlarından söz etti.

İsmail Özen, muhalif tutumundan dolayı sıkça ırkçı saldırılara maruz kalan ve Kürt sorununda kalıcı bir barışın sağlanması için inisiyatif alan bir sporcu olarak tanınıyor. Özen’in geçtiğimiz yıl Kandil’de PKK Komutanlarından Rıza Altun ile görüşmesi Türk ve Alman basınında geniş yer almıştı.

REFERANDUMDA EVET DİYENLER VAKİT KAYBETMEDEN TÜRKİYE’YE DÖNMELİ!

Sayın Özen, Türkiye’nin izlediği iç ve dış politikaları yakından takip eden birisiniz. 16 Nisan’da Anayasa değişikliği için gerçekleşen referandumda yurtdışından, özellikle de Almanya’dan yüksek ‘Evet’ oylarının çıkmasını nasıl değerlendirmek gerekiyor? Sizce bunun temel sebepleri nelerdir? Bu konuda Alman basınının referandum öncesi ve sonrası tepkilerini nasıl buluyorsunuz?

İsmail Özen: Evet, Türkiye’deki gelişmeleri yakından izliyorum. Anayasa değişikliği referandumunun Avrupa’daki Türk seçmeninin çoğunluğunda ‘Evet’ karşılığını bulması elbette beni memnun etmedi. Fakat şunu belirtmek gerekir: Buradaki Türk seçmenin çoğu ne olup bittiğinin tam da farkında değil, referandumun ne anlama geldiğini bile tam anlamıyla kavramış değiller. Tabi ki Erdoğan’ın tek adam rejiminden ve Türkiye’nin böyle yönetilmesinden yana olanlar da vardır. Onlara hiç vakit kaybetmeden Türkiye’ye gidip birlikte rahatça tek adam rejiminde kalıp yaşamalarınıı öneriyorum. Avrupa’da onları tutacak bir şey yok, çünkü burada demokrasi ve insan haklarından bahsedilebilecek kanunlar var. Türkiye’de bundan söz etmek mümkün değil. Bu tarz bir yönetim şeklini benimsiyorlarsa gidip ülkelerinde yerini alabilirler.

Alman basınının Türkiye’deki gelişmeleri doğru değerlendirmesi geç de kalmış olsa memnuniyet verici. Ancak referandum öncesi Türkiye’ye karşı alınan sert tutum ve kriminel örgüt muamelesi, öyle sanırsam ulusalcı ve ırkçı kesimin oylarında 2-3 puan artışa neden oldu. Benim görüşüm bu yönde.

İKTİDAR KENDİ ÇALIP KENDİ OYNADI

‘Başkanlık’ sisteminin çok az bir oy farkıyla kabul edilmesinin ardından şaibe tartışmaları da gündeme geldi. Ana muhalefet partisinin bu konudaki girişimlerini nasıl buluyosunuz? Sizce Türkiye’nin Hayır cephesi doğru temsil ediliyor mu?

İsmail Özen: Referandumda çok az farkla ‘Evet’ çıkması sonucuna giden sürecin hangi yöntemlerle, hangi komplo ve manipülasyonlarla yürütüldüğünü tüm Avrupa ve dünya kamuoyu açıkça gördü. Büyükşehirlerin yarısından fazlasında ‘Hayır’ çıktığı halde sonucun tam tersi olması çok garip…Yüzde 60 ya da 70 ‘Hayır’ oyu garanti çıksaydı bile bu referandumun sonucu ‘Evet’ olacaktı. Anlaşılıyor ki, bu bir devlet politikasıdır.

Bana göre Türkiye’de ‘Hayır’ cephesi en az yüzde 60’ı ve fazlasını buldu. Yaklaşık 10 bin sandığın açılıp sayılmadığı, basının tek yönlü işleyip muhalefete yer ayrılmadığı, iktidarın kendi çalıp kendi oynadığı bir seçim ortamı oldu. Hile ve gasp ile referandumun meşruiyeti sağlanmış oldu diyebilirim.

CHP için de ana muhalefet partisi olarak devletin kurmak istediği sistemden kendi payına düşeni aldığını söylemek yanlış olmaz.

TÜRKİYE’NİN YAPTIĞI KATLİAMLARA ‘GEÇ KALINDI’ DİYEBİLEN BİR MUHALEFET

Peki, CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne sunduğu ‘referandum iptali’ başvurusuna nasıl bakıyorsunuz? Neticede reddedildi, fakat yine sol demokrat kesimlerce 1 Mayıs gösterilerinin en iyi şekilde kitlesel bir itiraza dönüştürülmesi tartışılıyor. Siz bu gösterilerin sonuç alacağına inanıyor musunuz?

İsmail Özen: Bana göre CHP ortaya çıkan sonuçtan pek de rahatsızlık duymuyor. Bunun göstergesi daha iki gün önce basına düşen bir fotoğraf oldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Binali Yıldırım ile ne kadar da rahat ve samimi bir ortamda resmedildiklerini hepimiz gördük.

Bugün Türkiye’nin yaptığı katliamlara bile ‘geç kalındı’ diyerek AKP’ye ne kadar yakın olduğunu itiraf eden bir muhalef partisinden söz ediyoruz.

1 Mayıs İşçi Bayramı’nda insanların büyüyüp taşan öfkesini sokağa taşıması yine CHP tarafından dolaylı olarak engelleniyor. En doğal demokratik hak olan protesto eylemlerine bile ”Sokak çözüm değil” diyerek set çekiyorlar. Hukuki açıdan itirazlar da geçerlilik kazanmıyor. Aslında bir tıkanmışlık sözkonusu, nasıl çözebileceklerini kendileri de bilmiyorlar. Bu sorunlar sokakta değil, mecliste değil, adliyede değil de peki nerede çözülecek? Ana muhalefet partisine bu soruyu sormak lazım.

‘KÜRT HALKI ONURUNU VE MÜCADELE AZMİNİ HİÇ BİR ZAMAN KAYBETMEYECEKTİR’

Biraz da dış politikaya dönelim: Türk ordusu neredeyse referandum sonuçlarını meşrulaştırmasının hemen ardından savaş uçaklarıyla Güney Kürdistan’da Şengal dağlarını ve Rojava’da YPG noktalarını hedef aldı. Halkın tepkileri giderek artsa da koalisyon güçleri sadece ‘onayımız yoktu’ demekle kaldı. Türkiye uluslararası güçler tarafından dudurulabilir mi?

İsmail Özen: Daha önce belirttiğim gibi, bu referandum bir devlet projesiydi. Burada ana muhalefet partisinin iktidar partisiyle ne kadar yakın işbirliği içinde olduğunu da az evvel ifade ettim. Memnuniyetle ortaklaştıkları tek nokta ‘Kürt sorunu’ ve Kürt halkının kazanımlarını nasıl yok edebiliriz kaygısıdır. Bu konuda hemfikirler ve bir karara da bağlanmış durumdalar.

Bu minvalde uluslararası güçlerin yaptığı açıklamalar pek tatmin edici değil. ”1 saat önce haber verildi, doğru bulmuyoruz” gibi sözler samimi gelmiyor. Kürt halkının kaybedecek bir şeyi kalmamış. Fakat onurunu ve mücadele azmini asla yitirmeyecektir. Halkların özgürlük mücadelesi her ne pahasına olursa olsun en nihayetinde kazanacaktır. Bunu böyle söyleyebilirim.

‘ORTA ANADOLU ALEVİLERİ KATLİAMLARI GÖRMEZDEN GELİYOR’

Türk hükümeti Kürtlere karşı sınır ötesi operasyonlarla kendi ülkesindeki ”Çözüm” veya ”Barış” anlayışına yaklaşımını da bir nevi sergilemiş oluyor. Sizce en fazla baskıya maruz kalan Kürt ve Alevi halkı son zamanlarda giderek artan devlet şiddeti karşısında ruhsal ve fiziki bir kopuşa hangi mesafede duruyor?

İsmail Özen: Genelde Türkiye’de yaşayan Türkler ve Alevilerin, özelde de Orta Anadolu Alevilerinin Türk hükümetinin yüz yıllık baskı ve zulüm geleneğini sürdürdüğünü ve son iki yılda AKP iktidarının ağırlıklı Nusaybin, Gever, Sur ve Cizre’de yaptığı katliamları görmezden gelme lüksü olmamalı. İç Anadolu Alevilerinin kayıtsız kaldığı oluyor, bilsinler ki onlar da önümüzdeki süreçte bu gibi katliamlarla karşılaşabililer. Zaten Aleviler ve Kürtlere karşı kurulan sistematik bir plan var. Ortadoğu’da AKP-DAİŞ-KDP Sünni ittifakı birlikte ya da ayrı, kendi rejimlerini sürdürmeye çalışıyor. Bu konuda Kürtler ve Aleviler birbirine daha fazla destek olmalı, birliklerini sağlamalı ve adımlarını düşünerek, sağlam atmalılar. Yoksa kimsenin ne dininden, ne dilinden, ne de kültüründen bahsedecek hali kalmaz. Birlikte mücadele eden halkların kazanacağına inanıyorum.

BİR SOSYAL PROJE: EĞİTİM VE SPOR MERKEZİ

3 Mart’ta Spor ve Eğitim Merkezi açılışında İsmail Özen, Hayko Bağdat ve Celal Başlangıç ile

Yeterince siyaset konuştuk. Biraz da çalışmalarınızdan bahsedelim. Mart ayında gençlere yardım amaçlı bir vakıf açılışı yaptığınız Alman basınına yansıdı. Aynı günde kızınız da dünyaya geldi. İsmail Özen bu vakıf ile neyi amaçlıyor?

İsmail Özen: Mart ayının 3’ünde boks/spor ve eğitim merkezi “Work your Champ Gym” vakfımızın açılışını gerçekleştirdik. Aynı günde baba olmam da çok güzel bir tesadüf oldu. Kızım Mara ile birlikte yeni bir döneme girdik. Açılışa Hayko Bağdat ve Celal Başlangıç gibi değerli gazetecilerimiz de gelerek bizi onure ettiler.

Vakfın gayesi genç ve yetenekli sporcuları gerek okul hayatında gerekse spor alanında desteklemek ve önlerini açmak. Amacımız onları sokakta bekleyen tehlikelerden uzak tutabilmek, topluma ve bulundukları ülkeye entegre etmek. Eğitim ya da dil sorunu olan gençlere profesyonel ücretsiz yardım sunulacak. İlerleyen zaman içerisinde müzik ve sanat dersleri projelerimiz de olacak. Böylece eşim ve ben topluma faydalı olacak gençlerin yetişmesine bir katkı sağlamak istiyoruz.

Aryen Haber adına bu güzel söyleşi için çok teşekkür ediyorum

İsmail Özen: Ben teşekkür ederim

 

ARYEN HABER

RÖPORTAJ: Mercan Karadag